» Macahel Bizimdir İnisiyatifi - Macahel'in ve Macahelli'nin Sesi
Anasayfan Yap Favorilerine Ekle E-Posta Tavsiye Et İletişim Player'i Aç Siteyi Kişiselleştir
   
   
   
 

Ana Sayfa

Yazılar

Dilekçeler

Röportajlar

Haberler

Ziyaretçi Defteri

Bağlantılar

Forum

Resim Galerisi

Videolar

Site Üyeleri

İletişim
 
Üyelik Kullanıcı Adı :  Şifre :  Güvenlik :  Hatırla :    
 
 
Forumdaki Son Cevaplar : CHPli Artvin Belediyesi HES Yapıyor..(Mereta) Getirilerini gördükçe HES desteklenecek..(Mereta) HESler Enerji İthalatını Düşürdü..(Mereta) Hidroelektrik Enerji ve Çalışma Sistemi..(Mereta) Macahel’deki Festival Adlı Gösterinin14’..(Mereta) Sözde Çevrecilik..(Mereta) Borçka Köylere Hizmet Götürme Birliği..(MacahelBizimdir) Elektriği Kesilen Köy, Rüzgar Enerjisind..(Mereta) Macahelin Geleceğine Dair Dışarıdan Bir ..(Maralli) Muhalefet Parti Belgelerinde HESler..(Mereta) Yenilenebilir Enerji ve Çevre..(Mereta) MGK Kararlarında HES..(Mereta) HES karşıtlarını fosil yakıt lobisi kışk..(Mereta) Yenilenebilir Enerji Nedir?..(Mereta) Alıntı Haber: Eylemcilere tepki gösteren..(MacahelBizimdir)
Menü
Tanıtım
Camili (Macahel) Yöresi
Yöre Köyleri
Camili Köyler Birliği
Yöre Tarihi
Yöre Ekonomisi
Yöre Nüfusu
Yöre Yemekleri
Yöre Edebiyatı
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Faaliyetler / Araştırmalar
Yol Sorunu
GEF-II Projesi
Biyosfer Rezervi
Macahel'de Turizm
Macahel Projesi
Organik Tarım
HES Projeleri
Arıcılık
Festival
Yazılar
Köşe Yazıları
Yeni Eklenen 10 Yazı
En Sevilen 10 Yazı
Ziyaretçi/Linkler
Ziyaretçi Defteri
Bağlantılar
Yaşam/Eğlence
Televizyon/Radyo
Oyunlar
MacahelBizimdir.Org
Hava Durumu
Artvin
Ankara
İstanbul
İzmir
MacahelBizimdir.Org
Ulusal Haberler
MacahelBizimdir.Org
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : seroglu
Bugün : 0
Dün : 0
Kayıtlı üye : 248
Banlanmışlar : 0
Onay bekleyen : 0
Site sayacı
Bugün Tekil : 308
Bugün Çoğul : 311
Bugün Toplam : 619
Dün Tekil : 755
Dün Çoğul : 765
Dün Toplam : 1520
Genel Tekil : 4692648
Genel Çoğul : 4703545
Genel Toplam : 9396193
MacahelBizimdir.Org
» Macahel Vakfı Başkanı, Orm. Müh. Salih YILDIZ

Orm. Müh. Salih YıldızMacahel Vakfı Başkanı, Orm. Müh. Salih YILDIZ: "Vakfa sahip çıkalım, bize güvenin, destek olun!"

Artvin’e 17 yıl hizmet verdim...

MacahelBizimdir.Org (MBO.): Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız, Salih Yıldız kimdir?

Salih Yıldız (SY.): Ben Salih Yıldız. Maral Köyündenim. 1951 doğumluyum. İlkokulu Maral’da okudum. Orta okulu Borçka’da bitirdim. Daha sonra Trabzon’da Orman Tekniker Okulu’nu yatılı olarak 4 yıl okudum. Mezun olduktan sonra ilk memuriyetime 1969 yılında Yusufeli’de başladım. İki yıl orda, Orman İşletme Şefi olarak çalıştım. Oradan Artvin’e tayin oldum, Ağaçlandırma Mühendisliği görevinde bulundum, Artvin’e toplam 17 yıl hizmet verdim. 1980 yılında Ankara’da Meslek Yüksek Okulu’nu bitirdim. Açık öğretim Fakültesinde 4 yıllık iktisat eğitimi aldım. Macahel’in koşulları gereği, en kısa süre içinde mesleğe atılmamız söz konusuydu, o nedenle eğitimimi mesleğimi sürdürürken yaptım. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ni bitirdim. Bundan sonra meslekte de kariyer değişikliğimiz oldu ve sonra da isteğimle emekli oldum.

Vakıf Başkanlığı olmasaydı şimdi Macahel’deydim

MBO.: Bir Macahelli olarak Macahel’le ilginiz ne düzeyde, halen Macahel Vakfı başkanlığını yürütüyorsunuz. Bundan önce yöreyle ne gibi bir ilişkiniz vardı?

SY.: Biz Macahel’le ilgilimizi hiçbir zaman koparmadık. 17 yıl Artvin’de çalıştığım zaman devamlı Macahel’e gidip geliyordum. Ordayken de Macahelli insanlarımıza, anarşi döneminde, sağcı-solcu ayırımı yapmadan herkese iş vererek hizmet de ettim. Artvin’den ayrıldıktan sonra da emekli olduktan sonra da devamlı Macahel’e gidiyorum. Örneğin geçen sene 3 ay orda kaldım. Bu yıl da Vakıf Başkanlığı olmasaydı, şu anda orda olacaktım.

Macahel Halkı hür olmak istiyor, sınırlanmak istemiyor. Tepkilerin temel nedeni bu...

MBO.: Bu genel girişten sonra, Macahel’deki gelişmeleri sormak istiyoruz. Biliyorsunuz 1994 yılından bu yana Tema Vakfının yöreye bir ilgisi söz konusu. Vakfın, arıcılık ve ekoturizm olarak adlandırdığı iki temel faaliyeti var. Bu faaliyetlerine karşı da yörede imzaların toplanması ve yöre kamu düzenini bozduğu ve yörenin faaliyet alanı olmadığı vb. gerekçelerle yöreden gitmesi için dilekçelerin verilmesi, hakaretler, davalar vs. söz konusu oldu. Bu gelişmeleri ne kadar takip edebildiniz ve Tema’nın bu faaliyetlerini, yöredeki tepkiyle birlikte ne şekilde değerlendiriyorsunuz? Bu konudaki genel yorumuz nedir?

SY.: Camili, ulaşımı zor olduğu için, orman ve bitki örtüsü tahrip olmamış bir yöre. Hem yolun olmaması hem de öteden beri aile ormancılığının varoluşundan dolayı ormanlar diğer yerlere oranla korunmuştur. Temanın orayı ne şekilde keşfettiğini bilemiyorum. Ama Tema oraya geldikten sonra yaptıkları faaliyetlerden vatandaşın şikayetçi olduğu taraflar var. Ama iyi tarafları da var, bunu inkar etmemek lazım. Bir yörenin tanıtımı parayla ölçülmez. Milyarlarca para verseniz Camili’nin reklamını yapamayız. Fakat bu reklam yapıldı diye vatandaşın tepkisini görmemek de mümkün değil. Vatandaşın haklı olduğu tepkiler de var. En azından Tema’nın vatandaşa daha samimi girişimlerde bulunması, gerçekten varolan şüpheleri ortadan kaldırması gerekiyor.

Şimdi orası Devletin de ulaşamadığı bir yöre olduğu için, çünkü orada bir karakol var, onun dışında vatandaşın Devletle de bir irtibatı yoktur diyebiliriz. Yani yaşam, doğal biçimde, geleneksel usullerle devam ediyor. Onun için biraz, daha hür olmak istiyorlar, sınırlanmak istemiyorlar. Bence bütün sorunlar buradan kaynaklanıyor...

MBO.: Yani Tema gelince bir sınırlamanın olacağı korkusu mu var?

SY.: Evet bu korku var. Yani bizim bu alışılmış yaşam düzenine müdahale edilecek korkusudur ve tek neden de budur. Yoksa Tema ağaç kestirmeyeceğiz demiyor. Arıcılıkta da bir çığır açtı. Bunu da inkar edemeyiz. Belki eleştirilecek tarafları var, Camili’de diyelim ki bal üretimi 5 tondur. Ancak piyasaya Macahel Balı diye belki 20 ton bal satılıyordur, bu kişiler tarafından. Bunu da bizim Macahelliler gerçekten kendi üretimini tespit ederek, onun üzerinde satılıyorsa...

Macahel Balı diye başka köylerin balı da satılıyor!

MBO.: Bu yönde iddialar mı var? Macahel Balı diye başka ballar da mı satılıyor?

SY.: Olabilir. Bu yönde duyumlar aldım. Bunun önüne geçilmesi lazım. Eğer Macahel Balı pazarlanacaksa, piyasasını koruyacaksa tedbir alınmalıdır. Mesela Karşıköy’ün veya Otingo’nun balı Macahel Balı diye satılmamalı, onlar da iyi bal olabilir, ama kendi isimleriyle satılsın. Ben bu konuya dikkat çekmek isterim.

Vakıf olarak Macahel-Tur’u kurmamız lazım...

MBO.:Bir de turizm faaliyetleri var. Sizce bu faaliyetlerin Macahel Halkına ne gibi bir yararı olabilir, bir de çevreye olan etkisini, kültürel etkisini vs.yi de dikkate alarak...

SY.: Ben geçen sene Papart yaylasındayken, Şavşat’tan (Meydancık’tan) tur geldi. Yani sadece Tema tur yapmıyor. Şimdi bu turla gelen insanları gördüm, çeşitli üniversitelerden akademisyenler vs. çoğu kalburüstü insanlar. Bu gibi insanların oraya gelmesinden hiçbir zaman bir kaybımız yok. Camili ve dolayısıyla Artvin’in tanıtımında önemi büyük. Burada Artvin’i de düşünmek lazım, Artvin’i de kurtaracak olan turizmdir. Bu noktada Tema’nın yaptığı faaliyetler Camili ve Artvin’in tanıtımı yönünden faydalı, ama isterdim ki bunu biz Vakıf olarak üstlenebilelim. Örneğin Vakıf olarak bizim de Macahel-Tur’u kurup, gücümüzün yettiği kadar tur düzenlememiz lazım. Ancak önce banyo- modern tuvalet ihtiyacı gibi alt yapısı olan yerel pansiyonların oluşturulması gerekiyor veya bu konuda parası karşılığında Tema’nın binasından istifade söz konusu olabilir.

Yeter ki kültürümüze sahip çıkalım, başkasının kültürü bizi etkilemez

MBO.:  Peki turizmin hiçbir olumsuz etkisi söz konusu değil mi, bu konuda önlem almak gerekmez mi?

SY.: Olumsuz etkisini kültürel olarak düşünebiliriz. Bu da bizim öngörmediğimiz giyim-kuşam tarzından insanlar gelebilir veya alkol vb. kötü alışkanlıkların başlamasına sebep olabilir. Fakat doğayı seven insanlar, bu tür şeylerden uzak insanlardır, ben öyle düşünüyorum ve bunların olmamasını diliyorum. Yeter ki biz kültürümüze sahip çıkalım, başkasının kültürü bizi etkilemez diye düşünüyorum.

Ormanlarımızı aile ormanı olarak koruduğumuz GEF-II’de tescilli. Bu önemli bir avantaj...

MBO.: Bir de GEF-II Projesi var. Ayrıntısına girmek istemiyoruz. Kısaca sizin bu projede gördüğünüz nedir?

SY.: Ben, bir Orman Mühendisi olarak, Vakıf yönetimine seçilmeden önce de projeyi okumuştum. Yönetime geldikten sonra ayrıca okudum. Projenin iyi ve kötü tarafları var. İyi taraflarından istifade etmemiz lazım. Örneğin, bugün ormanlar özelleşebiliyor, bu yönde kanunlar çıkabiliyor, köy tüzel kişiliğine ait ormanlar olabiliyor, belki ilerde şahıs ormanları da olabilir. Bir defa bizim ormanlarımızı aile ormanları olarak koruduğumuz GEF-II Projesinde tescilli. Bu bizim için önemli bir avantajdır. Yani ormanların korunmasında aile ormanlarının çok önemli olduğu görülmüş ve orada da yer almıştır. O yönden iyidir diyorum.

Yol yapımına engel olması GEF-II’nin olumsuz tarafı

MBO.: Peki bu tescil dışında Projenin fonksiyonu nedir?

SY.: Küresel Çevre Fonu kapsamında, imza atan ülkeler, kendi çapında bir faaliyet yapmak istiyor. Bunu bir Devlet prosedürü olarak yapmak istiyor. Bu çerçevede Türkiyede çalışan meslektaşlar, ülkedeki ender yerleri tespit ederken, Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bazı yerler sunuyorlar. Oradaki inceleme sonunda, demek ki Türkiye’de, Camili’nin de olduğu dört yer seçiliyor. Buna Dünya Bankası kredi vererek destek oluyor. 6 yıl süreli bir proje. Burada ama şu: doğanın ve doğadaki biyolojik yaşamın korunması. Tek amaç koruma ise bize ne zararı var diye düşünülebilir. Ancak projeyle ilgili olumsuz dediğim bir iki nokta var. Biliyorsunuz eskiden beri yaylalarımıza olan mesafe 10-12 saat kadar sürebilen uzun bir mesafe. Proje kapsamında, bugünkü şartlarda araba yolunun yapılmamasının söylenmesi artık halkın kabul edebileceği bir şey değildir ve bunun tartışmasını Efeler’de gördük. Projede yayla yollarının yapılmaması, hatta mevcut yolların kontrol altında tutulacağı yer alıyor. Olumsuz taraf olarak bunu görüyorum. Elbette yayla yolu yapılırken doğayı fazla tahrip etmeyecek güzergahlar bulunur. Bu idare ve yerel yönetim tarafından halledilebilir.

GEF-II bütçesinden doğrudan halka gidecek bir kaynak yok

MBO.: Projenin başlamasından itibaren 4 yıl geçti. Şu ana kadar ki GEF-II uygulamaları çerçevesinde, ayrılan bütçeden yapılan harcamaları ne şekilde değerlendiriyorsunuz? Bütçeden önemli miktarların harcandığı söyleniyor, ama ortada somut bir şey de görünmüyor?

SY.: İlk zamanlarda ben de o yönde eleştiriler getirmiştim. Ama projeyi okuyunca şu görünüyor: halka doğrudan yansıyacak bir para yer almıyor projede. Proje içinde projeler var. Zaten bu dış kaynaklı projelerde çoğunlukla para bürokrasi de kayboluyor.

MBO.: Araç, malzeme, personel alımı vs. gibi mi?

SY.: Evet. Örneğin yurt dışından gelen araştırmacıların masrafları, harcırahı vs. için, teşkilat için, araçlar, bürosal giderler, yolluklar için harcananlar hepsi proje kapsamında. Vatandaş bir proje üretse, söz konusu rakamın ancak % 5’i belki verilir. O da yine doğrudan vatandaşa gitmeyecek, orada kurulacak tüzel kişiliğe gidecek. O tüzel kişi, gelir elde edecek, ama geliri yine korumaya harcayacak.

Köyler Birliği üzerimizden yük alacak

MBO.: Peki bu noktada, Macahel’de ortak bir tüzel kişilik oluşturma girişimi oldu. Camili Köyler Birliği şeklinde. Bunu nasıl karşılıyorsunuz ve tüzel kişilik GEF-II’deki tüzel kişilik bağlamında değerlendirilebilir mi?

SY.: Bu konudaki gelişmeleri takip ediyorum. Böyle bir şey kurulursa, Vakıf açısından baktığımda bunun çok iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü Vakıf, GEF-II ve Temanın oradaki çalışmalarından dolayı zaman zaman yıprandı. Eski yönetimde yer alan arkadaşlar töhmet altında kaldı. Biz o töhmetten en azından kurtuluruz. Birlik o işi üstlenir, bizde kendi görevimizle uğraşırız diye düşünüyorum.

Macahel ormanlarının mülkiyet durumu sorunlu...

MBO.: Macahel’deki gelişmeleri özetle bu şekilde değerlendirdikten sonra Macahel Ormanları konusuna değinmek istiyoruz. Aslında daha önce bu konuya kısmen değindiniz. Biliyorsunuz Macahelde fiili hakimiyete dayalı özel orman statüsü var, siz aile ormanı diye tabir ettiniz. Genel olarak özel orman durumu, ormanların devletleştirilmesi süreci çerçevesinde Macahel Ormanlarını değerlendirir misiniz?

SY.: 1945 yılından önce özel ormanlar vardı.

MBO.: Yani Türkiye’deki bütün ormanlar özel miydi?

SY.: Tümü değil ama özel ormanlar vardı.

MBO.: Macahel Ormanlarındaki fiili durum da mı 1945 öncesine dayanıyor?

SY.: Hayır, bunun Macahel Ormanlarıyla ilgisi yok. Macahel Ormanları, mülkiyet olarak uluslar arasında gidip gelmiş, bence sahipsiz kalmıştır. Zaman zaman Gürcistan zaman zaman Türkiye’de kalan bir yer olduğu için oranın orman statüsünün olduğunu sanmıyorum. Bu yönde kayıtlara rastlamadık. Varsa Batum’da olması lazım.

MBO.: Yani şu anki kayıtlarımızda, yöre ormanları Devlet Ormanı olarak da mı tescilli değildir?

SY.: Hayır, değildir. Macahel’de orman kadastrosu geçmemiştir. Tapu-kadastro geçmemiştir. 1744 sayılı sınır belirlemeye ilişkin bir düzenleme var, ama o da bir kadastro çalışması niteliğinde değil. Macahel’de sıfırdan mülkiyet tespiti gerekiyor. Macahelde en son 37 tarihli kayıtlar var, buna toprak tahrir kayıtları deniyor. Bu kayıtlarda, bütün sınırlar, dönüm vs. yazılıdır. Bunlar Özel İdarede mevcuttur. Arazilerin orman, çayırlık, tarla vs. nitelikleri de belirlidir.

Macahel'de kadastro çalışmaları başlatılmalı

MBO.: Peki bu kayıtlarda ormanlara ilişkin kayıtlar yok mu?

SY.: Onlara ilişkin kayıtlar da var. Bazı yerler yazılmış. Şimdi yapılacak şu: Macahele yeni bir orman ve tapu-kadastoru gerekiyor.

MBO.: Yani yörede kadastro geçmeli mi diyorsunuz?

SY.: Evet geçmelidir. Zira bu durum ilelebet devam etmeyecek.

MBO.: Fakat şu anki Orman Kanunu çerçevesinde üç tane ağacın toplu olarak görüldüğü her yer orman olarak kaydedilecek...

SY.: Üç hektardan (30 dönüm) büyük yer ormandır. Bu miktarın altındaki yer orman olarak kaydedilemez.

MBO.: Yörede şöyle bir şey olmuş; orman kadastro görevlileri bir ön inceleme için yöreye gelmişler ve mesela üç-dört tane toplu ağaç gördükleri yeri orman diye kabul ederiz demişler. Bunun üzerine halk tepki göstermiş.

SY.: Doğru, ama orada sadece ağacın niteliğine bakıyor, alanın miktarını belirlemiyor. Ancak üç hektarı geçen yerleri orman kabul edebilir.

Kadastro ne kadar geç gelirse o kadar çok kaybımız var!

MBO.: Peki dediğiniz ölçüler içerisinde bir tespit yapılırsa, Macahellilerin fiili sahiplikleri hepten bitecek mi?

SY.: Macahelde orman ve tapu-kadastro ne kadar geç gelirse her sene kaybımız vardır. Niye kaybımız var? Çünkü araziler göç nedeniyle sahipsiz kalıyor. Gittikçe orman içeri doğru genişliyor. Baktığınız zaman, siz de birkaç sene sonra gittiğinizde kendi yerinizi tanıyamaz oluyorsunuz. Kadastro görevlileri geldiği zaman, baktığında burası ormandır diyecek. Bütün işaretler kayboluyor...

MBO.: Burası daha önce kullanılıyordu şeklinde itirazlar ileri sürmek mümkün değil mi?

SY.: Zaman geçtikçe bu zorlaşıyor. Ama şu anda bunun ispatı mümkün. En azından yaşlı insanlar var. Bilirkişi olarak tespit edilerek, 20 yıl, 40 yıl önceki durumu hakkında bilgi alınabilir. Zamanla bu insanlar da kalmayacak...

MBO.: Peki ormanların şu anki haliyle tescil edilmesi mümkün olabilir mi?

SY.: Şu anda yasal durum ona uygun değil. 45’te özel ormanlar, bedeli ödenerek devletleştirildi.

MBO.: Macahelde de ödendi mi bu paralar?

SY.: Macahelde öyle bir işlemin yapıldığını sanmıyorum. Mülkiyet söz konusu olmadığı için devletleştirme olayı da gerçekleşmemiştir. 1945’teki durum farklı. Sahipli özel ormanlar devletleştirildi. Bugün de sonradan özel orman oluşturmak mümkün.

Macahel’e gelecek kadastro görevlileri yörenin özelliklerini bilen birileri olmalı...

Macahele gelecek kadastro görevlilerinin yörenin özelliklerini bilen birileri olmalıdır. Yani biraz müsamahakar olmalıdır. Toleranslı bir şekilde orman kadastrosu yapılırsa herhangi bir problem çıkmaz sanıyorum. Ama görevliler de yasadan çekinebilirler. Fakat mesela Konya’dan kalkıp gelen bir adam, gördüğü bir ağacı da orman olarak kabul eder, teftişten vs. çekindiği için de bu ormandır deme durumunda kalır. Onun için yöreyi bilen insanların bu kadastroda yer alması gerekiyor.

Devlet için önemli olan bir yerin orman olarak kalması, mülkiyetin kime ait olduğu değil!

Öncelikle orman kadastrosu girmelidir. Zira önce tapu-kadastro girdiğinde sadece işlenen yerlere tapu verilir ve sonradan gelecek orman kadastrosu bunu esas alır, kalan yerleri orman olarak kaydeder. Dolayısıyla önce orman kadastrosu geldiğinde, bir hukuk mücadelesi başlayacak ve bunun sonucunda belki bütün dosyalar mahkemeye intikal edecek, deliller ileri sürülecek, şahitlik vs. söz konusu olacak. Bir de şu iddiamız olabilir. Eskiden işlenen yerlerin orman haline gelmesi durumunda, burasına orman denmesi, ancak eskiden işlediği için tapunun orman olarak kendisine verilmesi ileri sürülebilir. Devletin bugünkü orman rejimi, ormanın özel veya devletin olması değildir. Önemli olan o yerin orman olarak kalmasıdır. Onun için bu noktada fazla bir pürüzün çıkacağını sanmıyorum. Bun noktada muhtarlarımız, siyasilerle irtibata geçerek, yörenin özelliğini ifade ederek aile ormanları konusunda mevzuat değişikliğini isteyerek, aile ormanlarını, kalanını da köy tüzel kişiliği ormanı olarak tescil ettirerek sorunu çözebilirler.

Vakıf olarak önce Tema ve GEF-II ile ilişkilerimizi tespit ettik

MBO.: Son olarak Macahel Vakfı’na gelmek istiyoruz. Geçmiş dönemde, Vakfa yönelik, Macaheldeki gelişmelerde aldığı tavır veya almadığı tavır nedeniyle yoğun eleştiriler yapıldı. Belki Vakıf içinde de bu yönde tartışmalar olmuştur. Siz yeni yönetim olarak geçmişe baktığınızda, ne görüyorsunuz, yani nerede yanlış yapıldı, biz bu yanlışları yapmayacağız dediğiniz şeyler nelerdir? Bundan sonra, gelecekte, bu gibi gelişmelerde ne gibi bir tavır alacaksınız?

SY.: Biliyorsunuz biz, yeni yönetim olarak 2004 yılı başında yapılan seçimle göreve geldik. Görev geldikten sonra ilk yaptığım iş, arkadaşlarla birlikte, Tema ve GEF-II ile ilişkilerde nerede duracağımızın tespiti idi.

Yapılan eleştirileri dikkate aldık, yoğurdu üfeleyerek yiyoruz

MBO.: Niçin bu konuyu öne çıkardığınız, geçmiş dönemde bu konularda sorun çıktığı için mi?

SY.: Önceki dönemden edindiğimiz tecrübeler nedeniyle. Yapılan eleştirileri gördük. Bu bizim için bir avantajdır. Biz adımlarımızı daha sağlam atalım, Vakıf yıpranmasın diye, kısaca yoğurdu üfleyerek yemek için böyle hareket ettik. Onun için önce arkadaşlara GEF-II Projesini verdim ve kendilerinden okumalarını istedim. Çünkü yönetim olarak bizim bu konuda kulaktan dolma bilgilerle hareket etmememiz gerekiyor. Çünkü bir itiraz yapılacaksa, somut olarak işte şu maddeye itiraz ediyorum denebilmeli.

GEF-II’yi okuyoruz, bilgiye dayalı eleştiri yapılmalı

MBO.: Yani bilgiye dayalı bir eleştiri yapma...

SY.: Evet. Yüzeysel, Ahmet, Mehmet şöyle dedi şeklinde değil. Bunları niye diyorum. Geçen sene Borçka’da, Artvin Platformu faaliyeti dahilinde yapılan toplantıda, -biz gitmedik, gazetelerden okuduk- Artvin Valisi, itirazlar üzerine, % 30 haklı olduğunuzu bana ispat edin, yanınızda olayım diyor. % 30 ne demek, % 70 demiyor...

MBO.: Oysa Macahel Halkı % 100 haklı değil mi bu konuda?

SY.: Haklı ama...

MBO.: Bunu anlatamıyor mu diyorsunuz?

SY.: Anlatamıyor. İşte projeyi okuduktan sonra, projeye atıfla, işte Vali Bey şu maddeye itiraz ediyoruz denmeli. Ortada proje varsa, itirazlar bunun içinden çıkarılmalı, sayfasına kadar söylenmeli. Biz Vakıf yönetimi olarak bu aşamaya gelmezsek, bu konuda yorum da yapamayız.

Tema bizi dışlarsa biz de karşı çıkarız!

Peşinen şunu söyleyebilirim: Vakıf olarak Temanın artılarını destekliyoruz, eksilerini konuşarak, milletin istediği yönde çözüme kavuşması yönünde çaba harcanmalı diye düşünüyorum. Biz burada, Temanın Macaheli tanıtım faaliyetlerine elbette desteklememiz lazım. Ama Macahel Vakfı’nı dışlayarak bir yere ulaşmaya çalışırsa, orda da bizi karşısında bulacaktır. Yani bizi de devre dışı bırakmayı düşündüğü zaman biz de karşı çıkarız. Bunu da açık söyleyeyim.

MBO.: Yönetime geldikten sonra GEF-II ile veya Temayla bir görüşmeniz oldu mu?

SY.: GEF-II yönetimiyle hiçbir görüşmemiz olmadı. Tema Vakfıyla da gerçek anlamda bir görüşmemiz olmadı. Sadece düzenlediğimiz bir programa nezaket daveti yaptık. Ümit Gürses Bey yurt dışında olduğu için katılamadı, yerine temsilcisini gönderdi. Şunu da açık söyleyeyim, biz Vakıf olarak onlara gidip ne yapıyorsunuz deme durumunda da değiliz.

MBO.: Genel olarak bizim sorularımız bu kadar. Son olarak eklemek istediğiniz hususlar varsa onları almak isteriz. Bu arada, yeni yönetim olarak Macahellilere yönelik ne gibi yeni projeleriniz var veya mevcut çalışmalarda ne gibi geliştirmeler söz konusu olacak?

Halk olarak aramızda bir kıskançlık var... Ama birbirimizi sevmeye mecburuz!

SY.: Macahel Halkı, esasen bilinçli bir halk. Fakat doğal olarak da hiçbirimiz diğerinin ileri geçmesini istemiyoruz.

MBO.: Bir kıskançlık mı var yani?

SY.: Evet var. Bu herhalde yapımızda var.

MBO.: Yeni yönetime karşı da bir kıskançlık var mı?

SY.: Belki vardır. Bunu yönetimde de görüyoruz, komşulukta da görüyoruz her alanda görürüz bunu. Ama aynı toplumda yaşadığımız için birbirimizi sevmeye, saymaya mecburuz, olumsuz taraflarımızı görmememiz lazım. Biz daima olumlu taraftan bakmak durumundayız. Bu biraz sabır, biraz da anlayış meselesi. Bu açıdan baktıktan sonra, Macahelliler olarak güzel bir vakıf kurulmuş. Dernek de denebilirdi, ama vakıf kurulmuş. Vakıf kurulmuş ama içini dolduracak adam, para bulamamışız. Ama yine de vakfın derneklere oranla daha saygın bir yeri var, biz de yeni yönetim olarak bu saygınlığı korumaya çalışıyoruz.

Vakfa sahip çıkalım, bize güvenin, bize destek olun!

Bunun için ne yapıyoruz? Önce sizin aracılığınızla Macahellilere sesleniyorum. Bize kulak versinler, bize güvensinler. İnsanların ihtiyaçları sınırsızdır. Ama bu Vakıf, adını Macahel olarak taşıdığı sürece, iyi tarafı da bize yansır, kötü tarafı da bize yansır. Onun için Vakfa sahip çıkalım. Daha çok iyi tarafları yansısın diyorum.

Seçimlerden sonra burada 6 köy bazında toplantılar yaptık. Önce mütevelli heyetini topladık ve mali kaynaklarımızı araştırdık, bir bütçe çıkardık. Ama arkadaşlar karşımıza çıkıyorlar, projeniz nedir diyorlar. Ben burada 22 öğrenciye burs veriyorum. Ben bu burs parasını toplayamamışsa hangi projeyi size sunayım?

Dediğim gibi köy köy toplantı yaptık. Herkese form verdik ve gücüne göre, ödeme şekli, miktarı, zamanı kendisine ait olmak üzere katkı istedik. Verenler oldu, sağolsunlar. Buna katılım az oldu. Diğer insanlarımıza da ulaşmak istiyoruz. Bu tamamen bir gönüllülük işidir. İnsanların kapısına gidip istemek gerekiyor.

İnsanların hastası olunca, işi olunca Vakıf akla geliyor. Ama katkıda bulunmaya gelince aynı yardım olmuyor. Önemli miktarda yardım yapanlar oldu. İsim de verebilirim. Dışarıdan davulun sesi hoş geliyor ama içeri girince her şeyin farklı olduğu görülüyor. Kimsenin bir kuruşunu boşa harcamayız, bize destek olun!

Yeni yönetimin başarılı olmasını istemeyenler de var, ama yine de başarılı olacağız

Bütün bunların arasında yeni yönetimin başarılı olmasını istemeyenler de var. Biz kimseye gösteriş yapmıyoruz. Bütün bunlara rağmen başarılı olacağımıza inanıyorum. Yönetimdeki arkadaşlar büyük fedakarlıklar yapıyor. Bu iş, bir de zaman işi. Sadece para da yetmiyor.

MBO.: Teşekkür ederiz, bizlerle ve kamuoyuyla görüşlerinizi paylaştığınız için.

SY.: Ben teşekkür ederim.


 Yazan : MacahelBizimdir | Okunma : 1998 | Yorum ( 0 ) | Oy:  | Bu içeriğe oy verin
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Köşe Yazıları
Zülküf YEŞİLYURT
Macahel Vakfı Pikniğine Dair Seyahatname
Yolculuğumuz 09.40'ta başladığında meteorolojinin bugün »Devamı
Okunma (102)
Ekleme Tarihi (03.06.2014 17:10)

Zülküf YEŞİLYURT
Mayısta
Şu dağın ardında Bir köy var Bileğe benzer Eldeki beş parmağa Adı Macahel Silinm »Devamı
Okunma (185)
Ekleme Tarihi (11.05.2014 13:04)

Metin ÖZBEK
Bizim Amişler
Amerikan toplumunu çok »Devamı
Okunma (637)
Ekleme Tarihi (17.11.2013 15:34)

Sen de Yaz Gönder
Diğer Köşe Yazıları
MacahelBizimdir.Org
Amacımız

» Macahel ile ilgili her türlü gelişmeyi takip etmek, gündeme taşımak ve değerlendirmek,
»
Yörenin her türlü sorununa bilinçli bir şekilde çözüm aramak,
» En önemlisi Macahel'e ilişkin yapılacak her türlü faaliyette, bizzat Macahel Halkının görüşlerinin etkin bir şekilde temsil edilmesine aracı olmak.

MacahelBizimdir.Org
Yerel reklam
Gitmek istediğiniz reklamın logosuna tıklayın!!!...
MERETA MÜZİK
Macahelli Müzisyen Murat ÇAKIR... Albümü, klipleri ve iletişim için resmi tıklayınız.

ÇORUH ELEKTRON
Vodafone Silver Bayii & Turkcell-Avea Satış Noktası Next-Nextstar Taplin Uydu Cihazları. Sinan ARSLAN & İlknur KAYA ARSLAN Merkez: Maradit Cad. No:28 Şube: PTT Cad. No:28 Borçka-ARTVİN coruhelektronik@hotmail.com

DURSUN BİLGİ İŞLEM
Dursun Bilgi İşlem Merkezi: Exper, Byron ve OEM bilgisayar, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri, Networking, Yazılım, Bilgisayar donanımı, Web Tasarım ve Bilgisayar sarf malzemeleri Osman Yılmaz Cad. Belediye İş Merkezi No: 1/5 Hendek- SAKARYA

MacahelBizimdir.Org
Bu sayfa: 0,34 saniyede yorumlandı.
Sitemiz en iyi 1024x768 çözünürlükte Internet Explorer ile görüntülenir.
2002-2013 © Copyright Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Website motorumuz © 2006-2007 ByCafer & Aspsitem tarafindan üretilip gelistirilmistir.
Macahel Bizimdir E-Posta Grubu (Sadece Macahelliler)
E-posta:
Genel